Eğitim bilimsellikten uzaklaştı

Eğitim İş Sendikası Şube Sekreteri Hüseyin Yurtman,  bu eğitim öğretim yılında da AKP hükümetinin bilimsel, laik ve çağdaş eğitimden biraz daha uzaklaşıldığını söyledi.

Siyasi iktidarın, bilimsellikten uzak olarak sadece ideolojik hedefleri doğrultusunda yaptığı değişikliklerin, başta öğrenciler, eğitim emekçileri ve velileri olumsuz olarak etkilediğini ifade eden Yurtman, “ Sınav sistemlerinde ve müfredattaki değişiklikler, dernek ve vakıflarla imzalanan protokoller, derslik açıkları, kalabalık sınıflar, ikili öğretim, taşımalı eğitim, uluslararası sınavlardaki başarısızlıklar, öğrencilerin tarikat ve cemaatlerin yurtlarına mahkum edilmesi, çocukların örgün eğitim dışına itilmesi, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik, hukuksuz bir şekilde görevden alma ve ihraçlar, sürgün uygulamaları gibi sorunlar maalesef bu öğretim yılına da damgasını vurmuştur” dedi.

2017-2018 eğitim öğretim yılı Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) tartışmalarının gölgesinde başladı. TEOG, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile öğrencilerin sınav stresi yaşaması gerekçe gösterilerek kaldırıldığını anımsatan Eğitim İş Sendikası Eskişehir Şubesi sekreteri Hüseyin Yurtman şunları söyledi:

“TEOG’un kaldırılmasının ardından yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla üniversiteye geçiş sistemi, “ben yaptım oldu” mantığıyla değiştirilmiştir.

 EĞİTİMDE DİNSELLEŞME ARTIYOR

AKP iktidarı döneminde eğitim, siyasal iktidarın egemen ideolojisinin önemli bir bileşeni haline getirilerek en fazla yıpratılan alan olmuştur. Kindar nesil projesini her türlü hukuki, vicdani ve etik kuralı ayaklar altına alarak yaşama geçirmeye çalışan siyasal iktidar, çağdaşlaşmanın temeli olan eğitimi, kendi ideolojik amaçları doğrultusunda biçimlendirmeye çalışmaktadır.

 OKULLAŞMA ORANI DÜŞTÜ

Eğitimin temel sorunlarından biri olan okullaşma oranlarındaki yetersizlik çözülememiş bir sorun olarak ortada durmaktadır. İstatistiklere göre, ilkokul ve ortaokulda okullaşma oranlarında belirgin bir düşüş yaşanmıştır.

 ORTAÖĞRETİMDE ÖĞRENCİLER AÇIK LİSEYE YÖNLENDİRİLİYOR

Geçtiğimiz yıllarda hükümet tarafından 4+4+4 düzenlemesi “zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması” girişimi olarak sunulmuştu. Oysa MEB’in verileri ortaöğretim çağındaki çocukların örgün eğitimden koparak açık liseye yönlendiğini ortaya koymuştur.

 BÜTÇEDEN YİNE EĞİTİME PAY YOK

Bütçeden Milli Eğitim Bakanlığı’na ayrılan miktar, eğitimin temel ihtiyaçlarını karşılamaktan ve eksiklikleri gidermekten oldukça uzaktır. Yıllardır eğitime en çok pay ayırdığını iddia eden AKP Hükümeti, 2018 yılı için de sadece zorunlu harcamaları karşılayan bir bütçe hazırlamıştır. 

 SÖZLEŞMELİ VE ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK İLE KADROLAŞMANIN ÖNÜ AÇILDI

Eğitimde ciddi oranda öğretmen açığı olmasına rağmen Bakanlık, 15 Temmuz sonrasında kadrolu öğretmen atamasından vazgeçmiş “doğrudan torpil” anlamına gelen sözlü sınava dayalı sözleşmeli öğretmen sistemini getirmiştir. Atamaların sözlü sınav ile yapılması ise milli eğitim sistemimiz için utanç verici bir uygulama olmaya devam etmektedir.

PDR YÖNETMELİĞİ BİLİMSELLİKTEN UZAK BİR ŞEKİLDE DEĞİŞTİRİLDİ

10 Kasım 2017 tarihinde yayımlanan MEB Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği ile okullarımızdan Psikolojik Danışmanlık hizmetleri kaldırılmış, içeriği bilimsel gerçeklerden uzak bir düzenleme yapılmıştır. Rehber öğretmenlere görevleri ile bağdaşmayan belleticilik ve nöbet görevi dayatılmıştır.

 PERFORMANS DAYATMASI YENİDEN GÜNDEMDE

Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenler için performans taslağı yayınlamıştır. MEB performans sistemi ile dünyanın hiçbir ülkesinde benzeri görülmeyen bir şekilde eğitimcilerin uzmanlık kariyerleri, uzman olmayanlar tarafından değerlendirilmek istenmektedir.

Bu uygulamayla öğretmenlik meslek onuru, tamamen ayaklar altına alınmaya çalışılmaktadır.

Her şeyden önce; bir eğitimcinin performansını, o alanın uzmanı olmayan kişilerin notlarıyla ölçmeye çalışmanın bilimsel ve akademik hiçbir gerçekliği yoktur.

ÖĞRETMENLER GEÇİM SIKINTISI VE MESLEĞE OLAN SAYGINLIĞIN AZALMASINDAN ŞİKAYETÇİ

Eğitim-İş’in araştırma sonuçlarına göre öğretmenler en çok geçim sıkıntısından, mesleklerine olan saygınlığın azalmasından şikayetçi. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 77’si öğretmenliğin saygın bir meslek olma özelliğini kaybettiğini belirtmektedir.

SONUÇ OLARAK

80 milyonun yaşadığı bir ülkede eğitim sisteminde yapılacak değişiklikler, reformlar büyük bir toplumsal uzlaşıyla ve tamamen pedagojik önceliklerle yapılması gerekirken eğitimcilerin görüşleri önemsenmeden, bilimsel temellerden yoksun bir şekilde hayata geçirilmiştir.

Eğitim-İş olarak, çocuk ve gençlerimizin, geleceğimizin siyasi iktidarın yarattığı enkazın altında yok olmaması için acil adımlar atılması zorunluluğunu bir kez daha belirtiyor, parasız, bilimsel, demokratik ve laik eğitimin tüm yurttaşlar için ayrım gözetmeksizin hayata geçirilmesini istiyoruz.

Son olarak 2017-2018 eğitim öğretim yılının sonunda tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve eğitim emekçilerimize daha güzel bir eğitim öğretim yılında buluşmak üzere iyi tatiller diliyorum.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1